2024, zorluklara rağmen Türk tekstil sektörünün dayanıklılığını ve yenilikçi gücünü kanıtladığı bir yıl oldu. Katma değerli üretim, yeşil dönüşüm ve teknik tekstile odaklanarak 2025’te sektörde yeniden bir yükseliş bekleniyor.
2024 Yılı Değerlendirmesi ve Beklentiler
“İbrahim Burkay: 2024 yılı, küresel ve bölgesel zorluklarla dolu bir yıl olarak geride kaldı. Jeopolitik gerilimler, ekonomik belirsizlikler ve korumacı politikalar küresel ticareti olumsuz etkilerken, tüketim ve üretimdeki bozulmalar tam anlamıyla giderilemedi. Özellikle Almanya ve Euro Bölgesi’ndeki olumsuz tablo, risklerimizi artırırken, yeni pazarlar ve ticaret ortaklıkları geliştirme çalışmalarımızı daha da önemli hale getirdi.
Ülkemizde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı politikaların olumlu etkileri görülse de KOBİ’lerimiz, yüksek maliyetler ve finansmana erişim zorluklarıyla karşı karşıya. Bu noktada Merkez Bankası’nın faiz indirimi, üretim ve ihracatı desteklemek adına umut verici bir adım oldu. Ayrıca, teşvik politikalarının yüksek teknoloji ve sürdürülebilir kalkınmaya odaklanması, Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacaktır. Döviz kurundaki artışın enflasyona orantılı olmaması ise ihracatçılarımızın rekabet gücünü zorlamakta; bu alanda daha etkin finansman araçlarına ihtiyaç duyulmaktadır.
Küresel ticaretteki toparlanma sinyalleri umut verici olsa da jeopolitik riskler, temkinli hareket etmeyi zorunlu kılıyor. Bursa iş dünyası olarak bu zorlukları fırsata dönüştürmek için yeni stratejiler geliştirmeyi sürdüreceğiz.”
Tekstil Sektörü ve Geleceği
“İbrahim Burkay: “2024, tekstil sektörümüz için de zorlu bir yıl oldu. Artan maliyetler ve düşük döviz kurları ihracatımızı olumsuz etkiledi. Ancak Türk tekstil sektörü, tarihsel birikimi, tecrübesi ve yenilikçi yaklaşımıyla dönemsel zorlukları aşacak güçtedir. Tüm zorluklara karşın Türkiye, tekstil sektöründe hala dünyanın en önemli üretim ve ihracat merkezleri arasında. Bugün 1,5 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlayan tekstil sektörü, Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda. Ancak küresel ticarette rekabet her geçen yıl daha da artıyor. Bu durum üretimde farklılaşmayı zorunlu kılmaktadır. Bu gerçekten hareketle öncelikle tekstil sektöründe artık katma değerli üretimi ve teknik tekstildeki payımızı artırmamız gerekiyor. Teknik tekstilde dünya ticaretinden aldığımız pay %5’in altında. Bu oranı yüzde 50 seviyelerine çıkaracak bir dönüşüm stratejisini gerçekleştirebildiğimiz ölçüde yüksek işçilik ve enerji maliyetlerinin sorun olmaktan çıkacağı bir üretim ekosistemini de oluşturmuş olacağız.
Bunun yanı sıra, yeşil dönüşüm süreci sektörümüz için kritik öneme sahiptir. Atık yönetimi, su tüketiminin kontrolü ve geri dönüşüm, sürdürülebilir üretim hedeflerimizde temel konulardır. Mavi yaka istihdamındaki sıkıntılar da sektörün büyümesini tehdit eder hale gelmiştir.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, BUTEKOM, Model Fabrika, Enerji Verimliliği Merkezi ve BUTGEM gibi projelerimizle sektörümüze teknik tekstil, temiz üretim, su geri kazanımı ve istihdam alanlarında çözümler sunuyoruz. Bu tür projelerin artması, sektördeki sorunlara kalıcı çözümler getirecektir.
Tekstil sektörümüzü sadece bir üretim alanı olarak değil, aynı zamanda emeğin inovasyonla, tasarımla yoğrulduğu bir platforma dönüştürmeyi hedefliyoruz. 2025 yılında sektörümüzün yeniden ivme kazanacağına ve Türkiye ekonomisinin en güçlü dinamiklerinden biri olmaya devam edeceğine inanıyoruz. Sektörümüzün büyümesi ve dünya çapında daha güçlü bir yer edinmesi için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”